|
GEÇMİŞ olan toplumlarda, Avrupa, ABD, Arap, Anadolu gibi dünyanın bir
çok ülkesinde kadınlar her zaman şiddete maruz kalmışlardır. Aynı şekilde
gelecekleri hep tehlikeye girmiştir. Dinler ve kanunlar kadınların
gelecekleri konusunda belli yasalar çıkarmasına rağmen günümüzde bile
kadınlar şiddete ve açlığa mahkum edilenler bile vardır. İşte evlenen veya
evlenme durumuna gelen kızların geleceklerini çeşitli vesilelerle ayrılık
durumda kazançları yoksa kendilerine yetecekleri kadar para, altın veya
değerli eşyaların bırakılması durumundadır. İslam dinina göre; evlenme
sırasında kadına bu isimle ödenen meblağ; evlilikte kadının nikâh akdi veya
cinsel temasla hak kazandığı mal veya meblağ anlamında bir fıkıh terimi.
Kitap, Sünnet ve fıkıh literatüründe mehir kelimesi yerine, eş anlamda; "sadûk",
"saduka","nıhle", "farîza", "ecr", "hıbâ", "ukr", "alâik", "tavl" ve "nikâh"
kelimeleri de kullanılır..

|
Yüzüğün önemi...
EVLİLİKTE kadını koruma altına alınan sistemin başında mehir gelir.
Mehir'de alt ve üst sınırları Kur'an'da nasıl bahsedilmiştir.
ÖĞRENMEK İÇİN TIKLA
Mehir çeşitleri neler
MEHİRİN ne olduğunu bildiniz. Peki geleneklerde mehir çeşitleri nelerdir.
Nasıl belirtilir, Kur'an'daki söylemleri nasıldır.
ÖĞRENMEK İÇİN TIKLA |
İslâm da, Hıristiyanlıkta olduğu gibi kadının erkeğe verilmek üzere para
biriktirilmesini (drahoma) değil de; aksine, erkeklerin kadınlara
rağbetinin bir sembolü olsun diye hediye kabilinden bir meblağın ona
verilmesini emretmiştir. Mehir kadına değil, erkeğin üzerine vaciptir.
Dâru'l-islâm'da bir kadınla cinsel temas, ya had cezasını gerektirir, ya
da mehir hakkını doğurur. Bu, kadına saygının bir sonucudur. Peki kadına
ne, ne kadar para, ziynet eşyası veya altın verilmelidir; İslam'a göre
bunun ölçüsü nedir?, Mehir verilirken, erkeğin hangi durumu göz önünde
bulundurulur, neler dikkate alınır, mehir kadının ekonomik durumuna göre
mi verilir, yoksa belli bir raişi var mıdır? İşte bunlara çözüm aranıp
bulunması Kur'an dan ve hadislerden açıklayıcı bilgiler aşağıda
verilmektedir;
Mehirin alt ve üst sınırına bakacak olursak, Mehrin en çok miktarı için
bir sınır getirilmemiştir. Ayette; "Onlardan birisine yüklerle mehir
vermiş olsanız bile, içinden bir şey almayınız" (en-Nisâ, 4/20) buyurulur.
Hz. Ömer bunu 400 dirhemle sınırlamak istemiş, aksi halde fazlanın beytü'l-mâle
gelir kaydedileceğini ilân etmişti. Hz. Ömer'in dayandığı delil; Hz.
Peygamber'in eşi ve kızları için 480 dirhemden (12 okiye) daha fazla mehir
verilmemesi idi. Hz. Ömer minberden indikten sonra Kureyşli bir kadın,
yukarıdaki ayeti (en-Nisâ, 4/20) okuyarak, Allah'ın mehir için bir sınır
getirmediğini, aksine, kadınları yükler dolusu mehre lâyık gördüğünü
belirtti.

Bunun
üzerine yeniden minbere çıkarak, sözünü geri aldı ve şöyle dedi: "Size,
kadınlarınız için 400 dirhemden fazla mehir vermenizi yasaklamıştım. İsteyen,
malından dilediği kadar verebilir" (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VI,168;
Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, Mısır, t.y., IV, 283 vd.).
Ebû Hanîfe'ye göre, mehrin en az miktarı on dirhem gümüş veya bunun
karşılığıdır. Hz. Peygamber devrinde bu kadar para yaklaşık iki kurbanlık
koyun bedelidir. Hırsızlıkta, had cezasının uygulanmasını gerektiren en az
miktar, bir dinar altın para olup, mehirde buna kıyas yapılmıştır. Çünkü bir
dinar altın para, on dirhem gümüş paraya satın alma gücünde eşit durumda idi.
İmam Malik'e göre mehrin en az miktarı üç dirhemdir. Bu mezhep de kendi
hırsızlık nisabını ölçü olarak almıştır. İmam Şafiî ve Ahmed b. Hanbel, en az
miktar için bir sınır koymamışlardır. Delilleri; mehir ayetinde malın azına
bir sınır konulmamasıdır (Buhârî, Nikâh, 34-51; es-Sabûnî, Tefsîru Âyâti'l-Ahkâm,
Dımaşk 1397/1977, I, 453; ez-Zühayli, a.g.e., VII, 256; Ömer Nasuhî Bilmen,
Istilâhât-ı Fıkhıyye Kâmusu, İstanbul 1967, IV, 121-123; Hamdi Döndüren,
Delilleriyle İslâm Hukuku, İstanbul 1983, s. 279, 280)..

 
|
Mehir
kime haktır
HER kadın
mehir'e hak getirilmemektedir. Bazı durumlarda kadın mehir'i alabilir
bazı durumlarda ise alamazlar. Kadının yerine kimler alır, kimler
alamaz işte bunların hepsini
ÖĞRENMEK
İÇİN TIKLA
Mehir sorunları ve altın
KADINA
verilen mehir kritik dönemlerde kullanılması gibi meseleleri de
gündeme getirmiştir. Mehir de sorunlar nelerdir? Yörelere göre mehir,
nedir ve ne kadar altın ile değerli eşyalar konulur. Bilmediğiniz bir
çok konu ve içtivayı öğrenmek için
DEVAMI TIKLA |
Kadına
neler mehir olarak verilebilir... Mehir çeşitleri nelerdir... Mehir kimlere
haktır, kimlere değildir... Mehir de ne gibi sorunlar yaşanmaktadır..
Bunları detaylı öğrenirseniz o zaman eşinize karşı dini vecibelerinizi de
yerinize getirmiş olursunuz. İslam da olduğu gibi diğer bazı dinlerde de
kadına imtiyazlar tanınmıştır. Lakin İslam dininde daha da ağırlıktadır. Satışı veya
kullanılması yasak olmayan her şey mehir olarak verilebilir. Menkul ve
gayrimenkul mallar, ziynet eşyası, hayvanlar, misli şeyler ve hatta menkul
veya gayrı- menkul bir maldan yararlanma hakkı bunlar arasındadır. Ancak
İslam'ın yasak ettiği şeyler, meselâ; alkollü içkiler, domuz, ölmüş hayvan
etleri mehir olamaz. Bu gibi şeyler mehir yapıldığı takdirde, nikâh akdi
mehirsiz yapılmış sayılır ve kadın emsal mehre hak kazanır (el-Kâsânî,
a.g.e., II, 277 vd.; Ibn Âbidîn, a.g.e., Mısır, t.y., II, 252, 458-461; el-Cassâs,
Ahkâmü'l-Kur'ân, II, 143).
Kur'an-ı Kerîmi veya helâl ve haramdan bazı dinî hükümleri öğretmenin mehir
sayılıp sayılmaması fakihler arasında tartışılmıştır. İlk Hanefî
müçtehidlerine göre, Kur'ân ve fıkıh öğretimi mehir yerine geçmez. Çünkü,
helâl kılınan kadınları belirleyen ayetteki; "mallarınızla istemeniz."
(en-Nisâ, 4/24) ifadesi buna engeldir. Kur'an öğretimi ve benzeri ameller
taat niteliğinde olup, kişi bunları Allah'a yaklaşmak için yapar. Bu yüzden
ilk üç Hanefî müçtehidine göre, bunun için iş akdi yapmak geçerli olmaz.
Böyle bir durumda kadın emsal mehre hak kazanır. Çünkü bu, mal olarak
karşılığı bulunmayan bir yararlanmadır.


Sonraki Hanefî fakihleri ise, Kur'ân-ı Kerîm öğretimi ve diğer dini
hizmetlerin; şartların değişmesi ve geçim için insanların çok meşgul olması
gibi sebeplerle olan ihtiyaç yüzünden, bir ücret karşılığında
yapılabileceğine fetva verdiler. Delil; Hz. Peygamber'in bildiği Kur'ân-ı
eşine öğretmesi karşılığında bir erkeği evlendirmesidir. İlk Hanefî
müctehidleri, bu hadisi te'vil ederek, mehirsiz evlendirmenin Hz.
Peygamber'e mahsus bir muamele olduğunu söylemişlerdir (eş-Şîrâzî, a.g.e.,
II, 59; eş-Şevkânî, Neylül-Evtâr, VI, 170; el-Askalânî, Bülûğu'l-Merâm, Terc.
A. Davudoğlu, Istanbul 1967, III, 247 vd.; Bilmen, a.g.e., VI, 173-175).
Globalleşen dünyada kişilerin haklarını kanunlarla böylece koruma altına alınmıştır.
Bu nedenledir ki Anayasalar ve yasalar kadınların haklarını koruma altına
almıştır. Evlenen ve daha sonra ayrılan çiftlerden kadının çalışmama durumu
veya talepte bulunduğunda "nafaka" alabilir. İşte bu nafaka kanunların
belirlediği ölçülerde verilir. Hukuk sistemi erkeğin kazanç durumu,
kadının vasiyeti altında bulunan çocuğa ve kadına her ay belli miktarlarda
yapılacak ödeme miktarıdır.
Ayrılık durumunda, Anayasa haklarına göre mal ve mülklerin eşit olarak
paylaşılması da esas olarak alınmıştır.
.. |