|
YÜZÜK takmak milattan öncelere dayanmaktadır. Eski inanışlara göre
koluna, eline, bileğine, boynuna metal takmanın tüm kötülüklerden
uzaklaştıracağına inanılırdı. Zamanla takı insanlarda güzelliğin simgesi halini
aldı. Daha sonraları da takı bir nişan durumunu gördü. Bir kişinin
sözlenmesi, nişanlanması ve evli olmasının göstergesi yüzük olmuştur.
Dışarıdan baktığınız bir kişinin evli mi, nişanlı mı yoksa sözlü mü?
olduğunu kendisine sormadan direkt parmağına bakarak anlarsınız. Peki
nereden gelmiştir, Takı ve yüzük geleneği, önemi nedir, evlenecekler ve evli
olanlar eşlerine nasıl bir takı almalıdır. Simgelerin anlamı
nedir? diye soracaksınız.. İşte bunların hepsi aşağıda açıklandı:

|
Gelin aksesuarı..
KADINLARIN hiç bir zaman hayır diyemeyeceği unsurların başında takı
ve yüzükler gelir. Yüzük ile kadının aşkı milattan öncelere kadar
uzanır. Hiç bir zaman bu ikiliyi birbirinden ayıramazsınız..
ÖĞRENMEK İÇİN TIKLA
Damat için yüzük
EVLİLİKTE kadını koruma altına alınan sistemin başında mehir gelir.
Mehir'de alt ve üst sınırları Kur'an'da nasıl bahsedilmiştir... Mehir
olarak neler verilir.. ÖĞRENMEK İÇİN TIKLA
|
İnanışlara
göre, kadın ve erkek bir elmanın iki yarısı gibidir. Kadın ve erkeğin bir
arada olması tam bir insanı yansıtır. Sevgi ve aşk ta aynı şekildedir. Bu
nedenledir ki insanlar tarih öncesi dönemlerden bu yana birlikteliklerini
bir şekilde dışa yansıtmışlardır. Tarihe geri dönüş yapıldığında kadınlar
her zaman erkekler için en değerli varlıklar olarak
nitelendirilmiştir. Bazen kadınlar için savaşlar bile tarihte çıkmıştır.
Yüzüğün tarihi ip ve ketenin bağlanma şeklinde çıktığı rivayetler arasında
yer almıştır. Erkekler, sahiplendikleri kadınların başka birisine
kaçmasını önlemek için keten ya da sazdan örülmüş ip ya da deri kullanırdı.
Erkek bu ipi ilk olarak kadının ayaklarına ve ellerine bağlayıp kaçmasını
engellermiş, kaçmayacağını düşünmeye başladığı zaman ayaklarındaki bağı
çözermiş. Kaçmayacağına emin olunca da ellerini çözüp sadece parmağına
bağlarmış... Böylelikle örgülü ip parmağa geçince yüzük olur. Tarım ve
kırsal alanlarda bu böyle olurken bir başka iddiaya göre; yüzük yaklaşık
4.800 yıllık, Eski Mısır’a dayanan bir tarihe sahip. Yüzüğün atası olarak
Eski Mısır’da uygulanan kenevir türü bitkilere yüzük şeklinin verilmesi
yer almaktadır. Yüzüğün niteliği, doğaüstü güçlere ve ölümsüz aşka
bağlanıyordu. Bu, aynı zamanda eski toplumlarda büyük önemi olan güneşin
ve ayın şekli idi ve bir olmanın sembolüydü.

Romalılar
yüzük malzemesi olarak bitki yerine güç ve kalıcılığın sembolü olan demiri
kullanmaya başladılar. Bu aşamada evlilik sembolü yüzük, sadece kadınlar
tarafından takılan, bir anlamda kocalarının mülkiyetinin göstergesi olma
amacı taşıyan birer nişane idi. Hem Romalılar, hem de Mısırlılar yüzüğü sol
ellerinin dördüncü parmağına takıyorlardı. Daha önceki yazıda da belirtildiği
gibi bu parmaktan geçen bir damarın direk kalbe gittiği düşünülüyor ve kalıcı
aşkın sembolü olduğu vurgulanıyordu. Ayrıca bu parmakta yumuşak metal fazla
aşınmıyor ve parmağa da fazla zarar vermiyordu. Daha sonraları yüzükler
şekiller almaya başladı. Eğimleri bol, sarmal vb.. Bu yüzükler ilk olarak
yaklaşık 2.000 sene önce Asya’da ortaya çıkıp, ilk ticaret yolları ile daha
çok evlilik amaçlı kullanıldıkları Orta Asya’ya geldi. Özellikle sultanlar ve
şeyhler tarafından, bütün eşlerinin sadakatlerinin güvencesi olarak
takılırdı. Bu dönemlerden sonra yüzükleri ve üzerindeki taşların özel güçleri
olduğuna inanılmaya başlandı. Bu inanış Avrupa'ya da yayıldı. Türklerin
müslümanlıktan önce "zerduşi" yani ateşe inandıkları dönemlerde ise
yüzüklerin özel güçleri ve insanı koruduğuna inanılmaya başlandı. Sihir
yapanlar çoğulukla metal ve taşlı yüzükler kullanmaya başlamışlardır.
Özellikle aşk büyüsü yapan Avrupa'lı büyücüler, özel istedikleri taşları
seven veya sevilmesi istenenlerin parmaklarına yüzükleri takılmasını
istemişlerdir.

 
|
Erkekler neden
yüzük çıkartırlar...
NİŞAN
dönemi ve evliliğin ilk yıllarına kadar erkek yüzük takmaktan hoşlanır. Lakin
belli bir dönemden sonra yüzük takmazlar.
ÖĞRENMEK İÇİN TIKLA
Taki ölçümü ve alımı
SEVENLER
genelde birbirlerine sürpriz yapmak isterler. Hediyelerin en değerlisi de
takıdır. Peki karşınızdaki kişiye alacağınız yüzük veya takının ölçümü
nasıldır biliyor musunuz?
ÖĞRENMEK İÇİN TIKLA |
Daha
sonraları yüzükler altından yapılmaya ve üzerlerine aşk düğümü, tutuşan iki
el gibi işlemeler eklenmeye başlandı. 860 yılında Papa Nicolas evliliğin ve
nişanın belirtisi olarak altın yüzük kullanılması gerektiğini belirtti
(damadın yaptığı finansal bir anlaşma olarak da yorumlanıyor). Ayrıca bu
olay ile birlikte ilk olarak nişan yüzüğü ile düğün yüzüğü bir birinden
ayrılmış oluyordu. 8. yüzyıldan başlayarak günümüze kadar aşk ve bağlılığın
en üstün simgesi olan paha biçilmez tarihi elmas yüzükler yer aldı.
Yüzyıllardır pırlanta ve onun ham hali elmasın pek çok kültürde 'ölümsüz
aşkın mührü' olduğunu, kusursuz bir biçimde gözler önüne sermekte. Aşk evrim
geçirdikçe, yüzük ve pırlanta mücevherler de evrim geçirdi. Ancak kesin
ayırım 12. YY’da Papa III. Innocent’ın evliliklere yüzüğün eklenmesi ve
törenin kilisede yapılması şartını getirdiğinde gerçekleşti. 'Bilinen en
eski nişan yüzüğü verme geleneği', birlikteliklerini pırlantayla mühürlemek
isteyen Avusturya Arşidükü Maksimillian tarafından 15. yüzyılda nişanlısı
Burgundy'li Mary'e verilen bir yüzük ile başlamış. 1477 yılında Avusturya
Arşidük’ü Maximillian Burgundy’li Mary’ye verdiği elmas nişan yüzüğü ile
elmas da yüzüğün bir parçası haline geldi (Asya ülkelerinde zaten değerli
taşlar uzun zamandır yüzüğün birer parçası idi, ancak yüzük bu toplumlarda
evlilik sembolü özelliği taşımıyordu). Bu dönemde ve ortaçağ boyunca
sertliği ile elmas kalıcı aşkın en büyük göstergesi olması nedeniyle nişan
yüzüklerinde kullanıldı. Aynı zamanda nadir sadece çok zenginlerin
karşılayabileceği kadar pahalıydı. Rönesans ile gümüş yüzük büyük bir önem
kazandı ve 17. asır boyunca düğün yüzüğü olma özelliğini korudu.


Aynı dönemde,
Amerika’daki muhafazakarlar evlilik yüzüğünü tamamıyle reddettiler. Onlara
göre mücevher ahlak dışı ve kişiyi basitleştiren bir unsurdu. Bunun sonucu
olarak evlilik nişanesi olarak yüzük yerine işe yarayacak olan yüksük (dikiş
dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni
biçiminde koruncak) kullanıyorlardı. Evlilik sonrası, kadınlar genellikle uç
kısmı keserek kendilerine yüzüğü oluşturuyorlardı yine de.
Victoria Döneminde (1837-1901) yüzükler ikiz kalplere, çiçeklere boğulurken,
Edward Döneminde (1901-1910) yaprak girintileri, gümüş işlemeleri ile
şekillenmişti. Onun ardından başlayan Art Deco Hareketi yüzük daha basit,
modern bir görüntü aldı. II. Dünya Savaşı sırasında askere giden erkeklerin,
geride bıraktıkları eşlerini hatırlamak amacıyla takmalarıyla birlikte, ilk
olarak erkekler tarafından da kullanılmaya başlandı. Değişik kültürlerde
değişik anlamı olan yüzüğün her toplumda böyle bir önem taşımaz. Hindistan,
Bangladeş gibi ülkelerde evlilik nişanesi olarak yüzüğün kullanılması diğer
pek çok özellik gibi batı kültürünün etkisi ile son yıllarda yaygınlaşmaya
başlamıştır. Örneğin Hindistanlı bayanlar evli olduklarını saçlarının ön
orta kısmını kırmızıya boyayıp, alınlarının ortasına evlilik nişani koyarak
belirtirler. Yüzük kültürü daha çok Osmanlı ve Arap ülkelerinde giderek
yayılmaya başlamıştır. Altın işlemeciliği ve taşlarla süslemelere kadar
gidilmiştir. Yüzük ve takı erkeklerin ihtişamı ve kadınlarda da güzelliğin
en pahalı simgesi halini almıştır... |