|
YEPYENİ bir hayata adım atmak üzeresiniz. Buraya kadar yaşadıklarınız
belki bir macera, belki de hiç düşünmeden duygularınızın peşinde koştuğunuz
anlardı. Artık duygularınızın esiri oldunuz. İster aşk deyin, ister sevgi,
şimdi her şey ciddiye bindi. Kadın-Erkek evlenmeye hazırsınız. Düşünme
yolunu bıraktınız. Evlilik için ilk adımı atıyorsunuz. Karşınızdaki insanla
sizi belki görücü usulü belki de aşk yakınlaştırdı. Ama sizinle ömür boyu
bir hayatı paylaştıracağını unutmamanız gerekmektedir. Karşınızdaki insanı
nasıl tanıyabilirsiniz. Onunla gerçekten bir ömür birlikte olmaya kendinizi
hazırladınız mı? Kendinizi hazır hissedebilirsiniz peki o kendini hazırlamış
mı? karşılıklı olarak farklı görünmemeye çalışın artık aşk, sevgi, saygı ve
ekonomi kağıtlarını açık oynama zamanı geldi. Şayet açık oynamazsanız, bu
benim için bulunmaz fırsat kaçırırım diye korkuyorsanız bence hiç korkmayın,
.e
.
bugün kaçmayı düşünen yarın sizin
gerçek yüzünüzü gördükten sonra ya kaçacaktır veya ömür boyu size
çektirecektir. Bu konuyu deneyimli evlilerle paylaşmanızda fayda vardır.
Belki aşkınızın kurbanı oldunuz, belki de evlenme yaşınız geldi artık
birisiyle ömür boyu beraber olmak istiyorsunuz veya kafanıza birileri
girdi ve evlilik için adım attınız. Hatta birinci evliliğiniz istediği
gibi geçmedi ama mutlu bir yuva kurmak için istediğiniz bir kişiye
rastladınız ve evlilik için bir an önce nişan yapmaya karar verdiniz.
Hatta istenmeyen nedenlerden dolayı eşinizi kaybettiniz ama bu kez
mutluluk ve geleceğinizi düşünerek evlilik adımlarını attınız. Yani
kısacası evlenmek istiyorsunuz. Bir yandan da aşk ve sevgi karşınızdaki
insanın yanlışlarını göstermediğini onun gözlerinde, dudaklarında ve
teninde bir dünyayı belki de bir hayatı
.
.
görüyorsunuz. O sizin için inanılmaz ve ulaşılmaz bir kişi. Geçmişin üzerine
bir sünger çekiyor ve onunla bir ömür boyu olmak için adımlarınızı attınız.
Lakin söz durumu esnasında duygularınız hep ön plana çıkmıştır. Onu seviyor,
onunla bir ömrü paylaşmaya başlıyorsunuz..
Evli
aşıklar bölümünde anlatıldığı gibi; Nişana sıra geldi. Asıl burada
birbirinizi tanımaya çalışın. Eksilerinizi artılarınızı ortaya koyun. Şayet
anlaşamadığınız yönlerinizi ve prensiplerinizi siz ortaya koymazsanız nişan
evresinde bile sorunlar yaşamaya başlarsınız. Bu sorunlar ufak tefek
çatırdamalara hatta yıkılmaya kadar gidebilir. Karşınızdaki evli insanların
ne gibi çatışmalar yaşadığını kontrol edin. Bu çatışmaları yakından öğrenmek
istiyorsanız gelenekler bölümünü ziyaret edin ve çiftler arasındaki
çatışmayı okuyun..Nişan
karşılıklı verilen sözlerin yüzükle onaylanmasıdır. Unutmayın nişan resmiyeti
olmayan lakin
.
.
karşılıklı
görüşüp anlaşabilmeniz ve birbirinizi iyi tanımaya çalışmanız anlamına
gelmektedir. Yüzükler atıldı mı nişan atılmış olur. İşte burada bayan ve
erkek olarak yanlış yapmamaya özen göstermelisiniz. Aile yapınızdaki,
kültürel ortamınızdaki, toplumun bakış açısını ve geleceğinizi düşünerek
hareket etmenizde
fayda vardır. Sonraki pişmanlıkların hiç bir zaman fayda etmeyeceğini
düşünmelisiniz. Yine evli aşık bölümünde anlatıldığı gibi; Türkiye'de
evlilik üzerine 2006-2007 yılında yapılan istatistiklerde, nişanlanıp ayrılan çiftlerin oranı
yüzde 35'tir. Nişanlısı ile cinsel anlamda birlikte olup ayrılan kızların
yüzde 20'si intihara teşebbüs ettiği, Yüzde 10'da uzun yıllar evlenmediği,
yüzde 5'inin ise hemen evlendiği ortaya çıkmıştır. Nişanlılarıyla cinsel
anlamda birlikte olup daha sonra da ayrılan kızların intihar etme
oranlarının gittikçe azaldığı da ifade ediliyor.
Nişan bozan erkeklerin ise yüzde
.
.
19'u
hemen evlenmiştir. Yüzde 13'ü uzun süre flört dönemi yaşayıp daha sonra
evlenmeye karar vermiştir. Yüzde 3'ü ise evlenmekten hep kaçmıştır.
En çok nişan atanlar ise erkekler olmuştur. Çiftler anlaşamadıklarını
anladıklarında ise çevre baskısı olmayınca yolu yarılamadan pes etme yönünde
hareket ettikleri ortaya çıkmıştır. Boşanma davalarının 16-22 yaşları
arasında ayrılanların sayısı yüzde 10, 23-30 yaşları arasında ayrılanların
ise yüzde 25'leri
bulurken 30-35 arasında ayrılanlar yüzde 35, 40-55 arası yüzde 15, 60 ve
üzeri de yüzde 3'ü bulurken diğerleri (yani yaş oranları belirtilenlere
uymayanlar) yüzde 12'yi bulmaktadır. Bu oranlar ve istatistikler yıllara
göre değişmektedir. Dünya da olduğu gibi Türkiye'de de
gençliğin büyük bölümü evlilikten uzak durmaya başlamıştır. Ana nedenleri
olarak ta ekonomik ve anlaşamama gibi durumlar ön planda tutuluyor.
DEVAMI TIKLA>>> |