|
MAKYAJ Yaşlanmamak
ve hayat boyu genç kalmak herkesin hayalidir. Ömürden geçen her bir gün
yaşlanmaya yaklaştırıyor. Bazen yoğun stres altında kalma, yaşam şartlarının
zoruluğu veya istenmeyen olaylar karşısında aşırı üzüntü... Hava kirliliği,
monoton bir yaşantı ve dengesiz beslenme yaşlanmanın hızlandırdığı
etkilerdir. "Yaşlanma çaresi olmayan bir hastalıktır." diyen uzmanlar, "bu
hastalığın çaresi olmadığı gibi geciktiremenin yollarından birisininde
maskelemedir" ifadesini kullanıyor. Yaşlanma veya ciltteki kırışıklıklarının
sayasındaki artışın, kişinin doğum yaşıyla orantılı gibi görünsede, bazen
cilt yaşınında çok önemli faktör
.
.
olduğu bilinmektedir.Bazen kadın
veya erkek olsun, yaşlarının genç olmasına rağmen cilt yaşlarının oldukça
yaşlı bir cilde sahip olduğu görülmektedir, bunların faktörü olarak, stres,
düzensiz ve suni beslenme, yaşam şartlarının zorluğu, temizliğin azlığı,
bakımın yapılmaması ve çevresel etkilerin fazlalığı gibi yıpratıcı
faktörlerin etkin olduğu belirtilmektedir. Bu nedenledir ki yüzdeki
kusurlar, çizikler veya sivilcelerin artmasına neden olmuştur. Ciltteki tüm
bu sorunlardan kurtulmanın yolu, derin ve etkili bir temizlikten geçiyor.
Vücudumuzu her türlü dış etkenlerden koruyan cildimiz için uzmanlar, cildin
ihtiyaçlarını karşılayan maskeler öneriyor. Cildin ihtiyaçlarına göre
seçilen maskeler, haftada bir veya iki kez cildin durumuna göre uygulanıyor.
Ancak maske uygulamadan önce bilmeniz gerekenlerden birincisi cilt yaşınızı
biliyormusunuz?, İkincisi ise hangi cilt tipine sahipsiniz?. Üçüncüsü de
cildinizin ihtiyaçlarının neler olduğunu biliyor musunuz?.
.
.
. Eğer
bu sorulara net cevaplar veremiyorsanız, cilt bakımında ilk adımı doğru
atmak ve uygulamanın sonucundan memnun kalmak için öncelikle bir uzmana
danışmanızı tavsiye ediyoruz. Bizim buradaki amacımız uygulama yapmanız
değil sadece bilgilendirmektir. Uzmanların, yaşlanmanın altında yatan
nedenleri bulma arayışları devam etmekle birlikte, bazı genetik uzmanları
cildin yaşlanmasının temel ilacının hücre yenilenmesi olduğunu buldular.
Hücre yenilenmesinin temel maddesi ise protein. Hücrelerimizin yapıtaşları
aminoasitlerden oluşmaktadır. Protein sindirilirken amino asitlere
parçalanarak hücrelerin kendilerini yenilemelerinde kullanılır.
Yeterince protein alınmazsa vücudumuzun yaşlanma sürecininde hızlandığını
belirtiliyor. Ağızdan yapılan beslenmede yemeniz gerekenler, tam yağlı süt
ve süt ürünlerinde ve kırmızı ette (sığır, kuzu, dana dahil) blo miktarda
asit
bulunmaktadır,
.
.
dolayısıyla sınırlı porsiyonlarda tüketilmelidir. Onun
yerine, balık, yumurtanın beyazı, derisi soyulmuş tavuk ve hindi göğsü
tercih edilmelidir. Genç kalmanızı sağlayabilecek besinler arasında ilk
sırayı balık alır. Her türden balık doymuşluk oranı düşük yağla yüksek
kalitede ve kolayca sindirilen proteinlerin kaynağıdır. Balığı diğer protein
içeren besin kaynaklarından ayıran tek özellik içinde bulunan yağ türü ve
yağ asidi miktarıdır. Deniz ürünleri karasal ürünlere göre besin açısından
fazladır. Dolayısıyla deniz ürünleri yüksek miktarda aminoasitlerin tümünü
sunan protein kaynağı sunarken, önemli oranlarda vitamin ve mineral içerir.
Sağlıklı gelişim ve büyüme için gereken kalsiyum, magnezyum, potasyum,
fosfor, kükürt, florin, selenyum, bakır, çinko, iyot gibi temel
minerallerinin yanısıra B vitaminin ana
.
.
kaynağıdır.
Balık gibi deniz ürünlerinde çok az miktarda yağ bulunur. Bunlar da 'iyi
yağlar'dır. Deniz ürünlerindeki doymuş yağ oranı da diğerleriyle
karşılaştırıldığında çok daha azdır. Böyle oluncada her yaştan insanın
sindirmesi kolay olmakta ve kolay kana karışması sağlanmaktadır. Genç
yaşta ağızdan alınan besinlerin yeterli olmamasından dolayı yaşlanmasın
hızlanmasına neden olduğunu söyleyen uzmanlar, "Beyin herzaman ölüme
mahkum ettiği bölümleri beslemek yerine ona yakın olan hücreleri besler.
Bu durumda ölüme terk edilen hücreler kılcal damarlar tarafından tam
olarak beslenilmez. Böyle oluncada deri hücreleri, (el, yüz, ayak, vücut
ten hücreleri) güneş ve su gibi dışsal etkenleri içine çekerek
beslenmesini sağlar..........
DEVAMI TIKLA
|