konularda baskı altında tutmaya çalışmalarıdır. Bu gibi durumlarda çiftlerde
şiddetin bir hayli artması durumunda bir an önce ayrılması gerektiğine
dikkat çeken uzmanlar; Böyle bir birlikteliğin çocuklara, yarardan çok zarar
sağlayan ortamlar doğuracağını belirtiyorlar. Evde sürekli kavga edilmesi,
ardı arkası kesilmeyen sadakatsizliklerin dayanılmaz boyuta ulaşması,
eşlerden birinin kendisini sürekli aşağılanmış, arka plana itilmiş ve terk
edilmiş hissettirmesi, çocuk üzerinde büyük etkiler de yaratacağını
söylüyorlar.
Çiftlere
aile terapisi
“Boşanan
çiftlerin, evliliklerini sürdürenlere oranla daha ciddi ve daha büyük
sorunları genelde yoktur” diyen uzmanlar, bu yüzden, evlilikleri sıkıntıya
girmiş çiftlerin çoğuna, birlikteliği sürdürmeyi
denemeleri,
imkanları varsa bu denemeyi aile terapisi desteğiyle yapmalarını
öneriyorlar. Bu önerinin bir başka nedeni de çiftlerin önemli bir bölümünün
ilişkisinin boşanma süresince ve boşanma sonrasında eskisinden daha düzgün
bir boyuta ulaştığını göstermektir. Yani, boşanma sonrası yakaladığı uyum
kalitesi, evlilik sırasında olduğundan daha düzgün bir düzeye ulaşabiliyor.
Tabii o zaman şu soruyu düşünebilirsiniz, Madem mümkündü de, bu ılımlı
ortamı yakalamaktansa, neden boşanmaya gitme yolunu seçerler? Tabii ki
kişiler zamanla birbirlerini tanıyabiliyorlar. Tanıdım dahi deseniz, ortam,
yer ve zaman bakımdan canlı bir organizma olduğu için çiftler arasındaki
düşünce yapısı da değişebiliyor. Bu evlilik yapısı yaşamla bağdaşlaştığı
için, kendinden önceki ailelerde bunu fark ettiğinden düzeltmede etken
oluyor.
İkinci
evlilik
Türkiye’de ikinci evlilik veya dost tutma gibi kavramların
neden arttığını araştıran uzmanlar, nedenin kadınlar olduğunu ortaya
çıkarttılar. Türkiye’de yaşayan kadınların yüzde 70’inin ne kadar anaerkil
de olsa, aslında duygusal olduklarını ön planda tutuyorlar. Hele eşlerine
karşı tutucu yapısıyla birlikte duygusallığını da gösterince, erkek farklı
yönlere doğru yöneliyor. Bu da erkeklerin Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerde
olduğu gibi cinselliği fazla yaşayamamasından kaynaklandığı belirtiliyorlar.
Örnek; Bir evli çiftte erkek birey karısını aldatıyor. Birlikte olduğu
ikinci kadının evlenmek istemesi baskısına maruz kalınca da bu kez ikinci
kadından taraf tutuyor. Erkek her iki kadını da kaybetmek istemiyor.
Bunun için basit bir çözüm yolu buluyor. Hemen karısına yaklaşıyor ve
“Karıcığım, ben seni aldattım. Şu anda o kişiyle birlikteyim. Ama onu
sevmiyorum. Tek sevdiğim kadın sensin. Seni kaybetmek istemiyorum. Onu da
unutamıyorum. Sadece cinsel yönden. Evlenmem gerekir bu durumda seçeneğin
nedir. Benden ayrılırsan ölürüm.” Gibi sözlerle eşini duygusal anlamda
çökertiyor. Bu durum karşısında Türkiye’de yaşayan kadınların, ekonomik
durumları iyi olanların yüzde 45’i, bakılmaya muhtaç olan kadınların ise
yüzde 70’i bu durumu kabul ediyor. Ekonomik durum yönünden iyi olan
kadınlar, “O beni seviyor. Ne yapsın erkek. Oldu bir kere” veya
“Onsuz yaşayamam. Onu özlerim. Eksik yönlerimi tamamlar onu elde ederim.
Ayrılık çözüm değildir” diyerek kendilerini teselli ediyorlar. Ekonomik
özgürlüğü olmayan ve ailesinin de ekonomisi iyi olmayınca, “Annemin evinde
sığınmacı olarak kalmaktansa bunu böyle devam ettiririm. Ne yapabilirim”
diyerek kendini ikinci eşliğe hazırlıyor. Avrupalı kadın ise kendisini
aldatan eşini ikincisinde kendi aldatıyor. Bu durumu bilen erkekler ikinci
kadına bakma durumunu kendi kendilerine yargılayarak çözümlüyor.
Türkiye’deki bu durum yıllarca devam etmektedir. Bütün yük
kadınlarda
Türkiye’de kadınlar evliliğin bütün yükünü taşırken, erkekler
onların üzerinde hakimiyet kurma peşinde olduğu belirtilse de, aile
içerisindeki yapı kadının hegemonyası altında devam etmektedir. Tabii ki
Türkiye’nin doğusuna doğru gidildiğinde erkeklerin kadınlar üzerindeki
baskısı daha fazla olmaktadır. Karadeniz de iş bakımından kadınlar
ezilirken, yönetim bakımından da istedikleri zaman yönetimi ellerine
geçirebiliyorlar.
Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların
her hakkı saklıdır.
.
REKLAM
.
.
AKTÜALİTE
.
Ünlülerin
Evlilik
hakkındaki
görüş
ve
düşünceleri
Ünlüler
evlilik
için ne dediler... Evlilik
hayalleri nasıldı! ne şekilde evlendiler.
Evlilikten ne bekliyorlardı neler oldu..
Bekar ünlüler evliliğe nasıl bakıyor!..
Ünlülerin