ayıran en önemli özelliği ise, eşlerini güzel kadınlardan kıskanmaları ve bu
kıskançlıklarını hemen belli etmeleridir. Avrupalı kadınlar eşlerini
kıskanırlar ama hapsetmezler. Türk kadınları ise kıskandıkları eşlerini
hapis ederler. Eşlerinin güzel kadına baktıklarını, ilgi duyduklarını veya
konuştuklarını gördükleri zaman onları bir hafta boyunca sorgu sualden
geçirirler. Şayet eş, güzel olan kadına
ilgi duymadığı konusunda tatmin olursa eşini rahat bırakırlar. Evcimen
olan bu kadınlar ailesini, yuvasını ve kocasını her şeyden çok sevdikleri
için canlarını hiçe sayabiliyorlar. Kendi yaşamları onlar için ikinci
plandadır. Bu düşüncedeki kadınlar iki gruba ayrılırlar.
Birinci guruptaki
kadınlar, çok sevdiği eşinin kendisini aldattığını hissettiği veya
gördüğü anda bir anda sessizleşirler. Hiç bir şey olmamış gibi eşine
hizmetini sürdürür. Bu durum bir veya iki senede sürebilir. Daha sonrada
eşinin, pasif kaldığı durumda bedensel sakat bırakacak saldırılarda
bulunarak intikam alır. İkinci gruptaki kadınlar ise, eşinin bir kere
aldatmasına göz yumarlar. Uzun süre konuşmazlar, daha sonra hiç bir şey
olmamış gibi davranırlar. İkinci aldatmada ise anında boşarlar veya ne
yapacakları belli olmaz. Tehlikeli bir durum alırlar. Eğlence veya dışa
dönük olan bir başka Türk kadını da bambaşka bir kişiliğe sahiptir.
Kentli veya köylü hangisi olursa olsun, bu bölümde
yeralan kadınlar
için eğlenmek her şeyden önce gelir. (dans, gezi, tatil, müzik, çılgın
yaşam vb.) Bu tipe giren kadınlar 15-17 yaşları arası kendilerini
gösterirler. (Her eğlenmeyi yapan kız (kadın)ları bu sınıfa koymak yanlış
olur). Çılgınca hareket ederler. Bu yaşlarda evden kaçmayı, tanıdıkları
veya tanımadıklarla dans, müzik vb eğlencelere gitmeyi amaç edinirler.
(sex gibi konular düşüncelerinde yoktur. Sadece eğlence sırasında,
etrafındaki kişiler kadınları bu yöne doğru iterler). Felsefeleri
"dünyaya bir kez geldim bir daha mı geleceğim" dir. Bu sınıfa giren
kadınların düşüncesi özgür yaşamak ve özgür düşünmektir. Bu düşünceye
sahip olan kadınlar 25-29 yaşına kadar evlenmeyi
düşünmezler.
Türkiye'de bu düşüncedeki kızlar çoğunlukla yanlış tanınmaları
nedeniyle sıkıntı yaşarlar. Bu kızlar evlendiklerin de ikiye ayrılırlar.
Birincisi evcil ve kocasına çok bağlı, diğer ise kendi yaşantısına düşkün
gerekirse aldatabilir. Her ikisi de aldatılmayı hazmedemezler. Bu
kadınlar çocukları dahi olsa aldatıldığını anladıkları andan itibaren
eşlerini bırakırlar. Veya ayrı yaşamayı tercih ederler. Erkekler
aldattıktan sonra kadın üzerinde baskı yapmaya kalkarlarsa gözleri hiç
bir şeyi görmez, "sen yaptın, bende yaptım şimdi oldu" diyerek anında
aldatırlar. Bu kadınlar daha sonra da agrasif tutumlarını sürdürürler,
eşlerine eski değeri vermezler.
ÜÇÜNCÜSÜ
ise iş kadını yani iş kolik... Bu tip (kız) kadınlar genelde hayatlarının
büyük bölümünü işine ve eğlenmeye verirler. Evlenme onlar için ikinci
plandadır. Çocuk yapma ise 3'üncü planda yer alır. Sürekli kariyer
edinebilmek için hayatlarını işe verirler. Çalıştıkları işi en iyi bir
şekilde yapmak için uğraşırlar. Daha ileriye ve başarı peşinde koşan
kadınlar ise bir yerde 2-3 yıl kaldıktan sonra kendilerinin daha yüksek
kariyere sahip olabilecekleri iş alanlarına doğru yönelirler. Bu sınıfa
giren kadınlarda kendi aralarında ikiye ayrılırlar. Düzenli ve düzensiz
olmak üzere
Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların
her hakkı saklıdır.
.
REKLAM
.
.
AKTÜALİTE
.
Ünlülerin
Evlilik
hakkındaki
görüş
ve
düşünceleri
Ünlüler
evlilik
için ne dediler... Evlilik
hayalleri nasıldı! ne şekilde evlendiler.
Evlilikten ne bekliyorlardı neler oldu..
Bekar ünlüler evliliğe nasıl bakıyor!..
Ünlülerin