|
SİZE sağlıklı, mutlu bir
yaşam dileğiyle yazıma başlıyorum. Siz internet okuyucuları, kadınlar
sağlıklarına önem gösterdiklerini söyleseler de erkekler kadar olmadığını
biliyorsunuzdur. Türkiye'de bakımlı kadın çizgisi son 10 yıldır yaygın hale
gelmiştir. Ama sağlıklı erkeğin geçmişi ise Osmanlıya kadar gitmiştir. Türkler gücün
temsilcisi olarak görülmüştür. Peki sağlık konusunda ne kadar bilgiye
sahibiz. Atalarımız "can boğazdan gelir"
demişler. Doğru demişler. Ama bir farkla.. Bunu günümüze taşıyamayız. Nedeni
çok basit. Atalarımız at binmişler, kılıç kuşanmışlar yeri gelmiş dağ bayır
ova demeden yürümüşler. Durum böyle olunca da "can boğazdan gelir" lafı tam
üstüne gelmiş.

Bu sözü günümüze uyarladığımızda, yağlı, etli ve suni gıdalarla beslendik mi, anında obez
Amerikalılara döneriz. Neden mi, biz atalarımız gibi dağlarda at koşturup,
ovalarda gezmiyoruz. On adımlık yere bile otomobille gidiyoruz. Arabası
olmayanlar bile bu kadar mesafeyi neredeyse yata yata gidiyorlar. Peki
yediklerimizi nerede eriteceğiz. Şimdilik yaz geliyor, herkes denize
koşuyor, yiyoruz iki kulaç attıktan sonra kumlara kendimizi gömüyoruz. Sonra
yine yiyoruz iki kulaç atıp kendimizi tekrar kumlara gömüyoruz. Yediğimizi eritemeden
yeniden yiyoruz. Ne yediğimizi de bilmiyoruz. En güçlü bünyelerde bile 5-10
sene geçmeden, kalp rahatsızlığı, damar tıkanıklığı ve aşırı kilo meydana
geliyor.

Yemek konusunda atalarımıza bakıp, hareket
konusunda bakmazsak, bizler kendi
kilolarımızın altında ezilmeye mahkum olacağımızı unutmayalım. Bu, erkeklerin
olduğu kadar kadınlar içinde geçerlidir. Sevgili okurlarım, yapay ve suni
gıdalardan uzak durmaya çalışalım. Kent yaşamı insan bünyesini öyle bir
çökertiyor ki kimse farkında olmuyor. Bu çöküntünün neler olduğunu şöyle bir
açıklayalım:
1- Hava kirliliği, 2- Suni gıdalar,
3-Besinlerin niteliksiz olması, 4-Beslenme öğünlerinin karışık olması, 6-
Gürültü kirliliği 7-İçtiğimiz suyun taze olmaması, 8- Uyku düzeninin bozuk
olması 9- Çalışma ortamı (sürekli oturmak veya aşırı hareketlilik, yorgunluk),
10-Sigara ve alkol.


Hareketsizliğin yanında birde
yukarıdaki unsurlar sıralanınca vücut iflas noktasına geliyor. Şunu
unutmayalım, su hareketli insanın can noktasıdır. Etrafımızdan sürekli
olarak duyuyoruz. "Kardeşim su bile içsem yarıyor. Ben ne yapayım" sözleri
doğrudur. "Neden doğrudur?" diyeceksiniz. İnsan anatomisi belli kriterleri
içermektedir. Bazı insanlar ne yese kilo alamazlar, bazıları da tam tersi.
Birden aşırı kilo alan veya birden kilo veren insanlara sorun. "Daha önce
böyle değildin nasıl oldu" sorusuna mutlaka, "Kaza, hastalık, iş
değişikliği, stres veya düşünceden böyle oldu" genel cevabını alacaksınız.
İşte bu durumlar vücut aktivitelerinin bir anda değişikliğe uğramasına neden olmuştur.


Damat adayları sizi bakım konusunda
uyarmak isterim. Nişanlandığınızdan itibaren, her sabah en az 2 kilometre
normal yürüyüş yapmalısınız. Yürüdüğünüzde sürekli su içme yerine ara ara su
içiniz. Midenizi yormamak kaydıyla. Yürüyüşü tamamladıktan sonra rüzgar veya
esintili bir ortamda kalmamaya dikkat edin ve üzerinize mutlaka bir şeyler alın.
Evlenene kadar kilonuzu belirleyin. Kilo vermeniz gerekirse ayda en fazla 4
kilo verebilirsiniz. Daha fazlasını vermeye kalkarsanız vücut organlarınızda
arızalar meydana gelebilir. Hızlı kilo vermek ne kadar güzelse, bunun
karşılığında da hızlı kilo alırsınız. Yiyeceğinize dikkat edin. Şayet kilo
verememe veya alamama gibi bir durumla karşılaşırsanız eğer mutlaka bir
diyetisyene gitmenizde fayda vardır. O zaman bilinçli kilo alıp
verebilirsiniz. Bilmek
istediklerinizi banuakmen@evlilikler.com' a yazarsanız size
yardımcı olabilirim. |